16 Mart 2026 Pazartesi

Türkan Saylan'ın Düşündürdükleri


19 Mayıs 2009 tarihinde, Teşvikiye camiinde, herkese nasip olmayacak bir şekilde Prof. Dr. Türkan Saylan'ı "dinlenmeye" yolcu ettik.

Ben görevimi yaptım... dedi kendisi.
"Biz" ne yaptık diye sormak lazım.

Kanımca görev tanımı kadar görevi hayata geçirme biçimi de önemli.
Prof. Dr. T.Saylan hem vatanı ve milleti için hayati konularda görev aldı, hem de rolünü görev almaktan öte, sorumlu hissederek, sonuca götürerek, yarıda bırakmayıp meyvelerini toplayarak taçlandırdı.

Cenaze namazını kıldıran imam İhsan Özkes hem orada bulunanların hem de genel çoğunluğun yüreğine su serpti. Aklın ve mantığın aslında din kitapları ile ne kadar paralel olduğunu gösterdi. Herkesin ihtiyacı olan rasyonel bakış açısını ortaya koydu.

Yeterki yobazlıktan, taasuptan uzak duralım, o zaman doğru yolu bulacağız! (dedi)

İmam İhsan Özkes'inden, üzerinde düşünülmesi gerken satır başları:
- T.Saylan dinlenmeye çekildi. Asıl ölüler hala aramızda yaşayıp, geriye bir eser brakamayanlardır...
- İnsan geriye 3 şey bırakır: Yaptığı eserler, iyilikleri, duacıları. Bunlar yoksa ölü sayılır.
- İnsanlar ölen arkasından aslında kendi hallerini düşünüp ağlar...

Allah hepimize "ben görevimi yaptım" deme mutluluğu versin.

29 Ekim 2018 Pazartesi

bilinmezler...

iyi insan, doğru insan, doğru karar, gelecek korkusu, bilinmezlik, yalnızlık, yanlış adım, mutluluk, hüzün, yarın, bugün, açlık, başarı, sevgi, aşk, sevmek, sevilmek, ...
var mı daha eklemek isteyen?
üzerinde düşünmek için başka başlık...

gözleri derindi. ürkütüyor ama güven de veriyordu!
elleri şekilli.
öyle duymuştu.
kendi kendisini sevdiğini söyleyenler de olmuştu.
ama o daha çok ilişkileri seviyordu.
değer veriyordu insanlara. ve değer görmek istiyordu.
zamana direndiğini söyleyenler dahi olmuştu. ama karlar yağmaya başlamıştı.
her sonbahar bu son diyordu.
fakat kafası hep doluydu. gereksiz detaylar.
bu yüzden sahaya çık, oyna dediler bir gün...
demesi kolaydı ama ya sonrası.
her başlangıç bir vazgeçiş değilmiydi?
bunu göze alabilirmiydi?
hepsinden vazgeçebilirmiydi?
matematik problemi olsa daha kolaydı. bilinmezleri topla bir tarafa, çarp, böl.. cevabı bul.

iyi insan, doğru insan, doğru karar, gelecek korkusu, bilinmezlik, yalnızlık, yanlış adım, mutluluk, hüzün, yarın, bugün, açlık, başarı, sevgi, aşk, sevilmek, aidiyet... ya sonrası, ya üzülürse, ya üzerse, ya olmazsa...

Not: 2013 yılından kalma taslak bir yazıyı, düzeltme yapmadan buraya bıraktım.

28 Ekim 2018 Pazar

Ofisten Kaçış: En güzel dakikalar

Tüm gün ofiste nefes alamazsın.
Akşam üstü kaşıntın başlar,
Koltuk bir tarafını acıtmaya başlar.
Pencereden dışarıyı kes!
Güneş kayısı olmaya başlıyor mu?
Akşam nerede, kimle ne yapılacak?
Plan ne?
Hadi bakalım.
Bilgisayarı kapatalım, müziğin sesini açalım.
Ne de olsa havaya girme zamanıdır.
Arabaya bin.
Müziğe kaldığın yerden devam.
Ritmi hisset...
Yola çıktığında artık tüm pencerelerin açık, gökyüzü masmavi!
Sakın şaşırma.
Müzik kulaklarında ve beyninde seni zorluyor...
Rüzgar tüm gücüyle içeride.
Saçlarında, teninde.
Saatlerdir ofis içinde hava alamadın.
Artık havanın her zerresini içine çekme zamanı.
Zaman sensiz akıp gitti dışarıda.
Yakalaman lazım.
Daha hızlı, daha yüksek, daha bir hissederek.
Hayata karış...
Daha fazla zaman kaybetme.


Not: 2012 yılında başlanmış bir yazıydı...

son söz:

hayat; sen ilerisi için plan yaparken yaşadıklarındır.